Canlı · İstanbul'dan başlıyor

Bugün hangi galeri açık, bu hafta hangi sergi başlıyor, sana 800 metre uzaklıkta hangisi seni bekliyor — hepsi tek haritada. Her ziyaret pasaportuna damga olur, rotan bir öyküye dönüşür.

29

mekan

11

ilçe

5

tür

Keşfet

Sanat mekanları

MüzeBeykoz

Anadolu Hisarı Müzesi

İstanbul Boğazı’nın en dar noktasında, Göksu Nehri'nin Boğaz’a kavuştuğu yerde yer alan Anadolu Hisarı, hem konumuyla hem de tarihiyle İstanbul’un en etkileyici yapılarından biridir. Üçgen biçimindeki bu stratejik kara parçası üzerinde yükselen hisar, tarih boyunca Akça Hisar, Gözlüce Hisar, Güzelce Hisar, Yenice Hisar ve Nova Castrum gibi isimlerle anılmıştır. Yapının banisi, Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid’dir. İstanbul’un hafızasında köklü bir iz bırakan bir tarih mirası olarak varlığını sürdürmektedir. Karşı kıyıdaki Rumeli Hisarı ile birlikte, Osmanlı'nın İstanbul’u kuşatma stratejisinin en önemli unsurlarından biri olan Anadolu Hisarı, artık bir müze anlayışıyla yaşatılmaktadır. Müze, sergi ve kültürel etkinlik alanlarıyla zenginleştirilen Anadolu Hisarı, geçmişin izlerini bugünün ziyaretçileriyle buluşturmaya devam ediyor.

MüzeEyüpsultan

Artİstanbul Feshane

Bir dönem emeğin sermayeye dönüştüğü önemli bir üretim merkezi olan Feshane, günümüzde İstanbul’un geçmişi ile çağdaş sanatını buluşturan kamusal bir kültür mekânı olarak ulusal ve uluslararası buluşmaların adresi olmayı sürdürüyor. Osmanlı’nın ilk sanayi yapılarından biri olan ve yerli dokuma sanayisinin merkezlerinden biri hâline gelen Feshane, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Miras ekibinin 2022 yılında başlattığı kapsamlı restorasyon sürecinin ardından 22 Haziran 2023’te Artİstanbul Feshane adıyla kente yeniden kazandırılmıştır. Sergi ve etkinlik alanlarının yanı sıra özel koleksiyonlara ev sahipliği yapan Naile Akıncı Kütüphanesi ile bilginin ve sanatın bir araya geldiği çok yönlü bir merkez olarak kentin yaratıcı ruhuna yeni bir soluk getirmekte. Osmanlı Devleti’nde dokuma ve giyim sanayisinin ortaya koyduğu en önemli gelişme Feshane-i Amire’nin kurulmasıdır. Feshane-i Amire, Osmanlı Devleti’nde küçük el sanatlarına dayalı, sanayi ve ticaretin kurallarını belirleyen “gedik” düzeninin hâkim olduğu geleneksel üretimden, seri üretimin olduğu fabrika sistemine geçişin önemli bir halkasıdır. 16. yüzyılda Cezayir'in, topraklarına katılmasıyla Osmanlı fes ile tanışmış, 1827 yılında ise askerî bir başlık olarak resmen kabul edilmiştir. 1829 yılında çıkarılan kıyafet düzenlemesi ile Osmanlı toplumunun da resmi kıyafeti olmuştur. Yeni ordu için fes kullanımına karar verilmesinin ardından fes temini başta Avrupa, Tunus ve Mısır gibi yerlerden ithal edilerek sağlanmışsa da kısa bir süre sonra fes üretimine geçmek için Fes Nezareti kurulmuş ve Kadırga’da Cündi Meydanı’nda bir konak, feshane olarak kullanılmaya başlanmıştır. 1827-1833 yılları geleneksel üretim teknikleriyle Kadırga’da faaliyet gösteren Feshane, Sultan II. Mahmud’un emriyle 1833 yılında Eyüp Defterdar İskelesi’ndeki Beyhan Sultan Sarayı olarak belirlenen yeni yerine taşınmıştır. Feshane’de 1866 yılında çıkan yangın sonucu buhar makinesi dışında tümüyle yanan fabrika, 1868 yılında en yeni makinelerin getirilmesiyle aynı yerde yeniden inşa edilmiştir. Ayrıca, 1949 yılında çıkan yangında da Feshane’nin zarar gören bölümleri yeniden yapılmıştır. 1985 yılında İstanbul Belediyesi’ne devredilen Feshane, Haliç çevresinin yeniden düzenlenmesi projesi kapsamında büyük dokuma salonu dışında 1986’da yıktırılmış ve konfeksiyon bölümü Bakırköy Pamuklu Sanayii İşletmesi’ne taşınmıştır. Bu yapı, yıllar içinde çeşitli vakıflara devredilmiş ve çeşitli restorasyon süreçlerinden geçmiştir. 2018 yılına gelindiğinde yine restorasyon projelerinin odağı olan Feshane, İBB Miras tarafından 2022 yılında restore edilerek yeniden işlevlendirilmiş; kısacası kurulduğu tarihten günümüze kadar çeşitli onarımlar, genişletmeler ve yeniden inşa edilmesiyle pek çok değişim geçirmiştir. Çalışmaların ardından “Artİstanbul Feshane” adıyla yeniden kapılarını açan tarihî alan; her yaşa ve her kesime hitap eden çok yönlü kültürel etkinliklerin merkezidir.

MüzeŞişli

Atatürk Müzesi

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Millî Mücadele sürecinde kiracısı olduğu ev, bugün bir müze olarak tüm İstanbullulara ve ziyaretçilere hizmet veriyor. Mustafa Kemal Atatürk, bir ulusun kurtuluşuna yönelik ilk adımların atıldığı bu evde, Aralık 1918 ile 16 Mayıs 1919 tarihleri arasında ikamet etti. Bu dönemde kendisine İsmet (İnönü) Paşa, Ali Fuat (Cebesoy) Paşa, Kazım (Karabekir) Paşa ve Rauf Orbay gibi yakın çalışma arkadaşları eşlik etti. 14 Kasım 1925’te evin dış cephesine törenle asılan levhada şu ifadeler yer aldı: “Gazi Mustafa Kemal Paşa, vatanın kurtuluşunu 1335 (1919) senesinde bu evde hazırladı.” 28 Mayıs 1928’de İstanbul Belediyesi (Şehremaneti) tarafından satın alınan ev, 15 Haziran 1942’de dönemin İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar tarafından Atatürk İnkılabı Müzesi olarak ziyarete açıldı. 9 Ocak 1962’de geçirdiği yangın tehlikesinin ardından onarıldı ve 4 Mart 1962’de yeniden açıldı. 1977 yılında, Turing Otomobil Kurumu ve Türkiye İş Bankası’nın desteğiyle restore edildi; 19 Mayıs 1981’de tekrar ziyarete açıldı. 1989’da onarım amacıyla kapatılan müze, 1991 yılında yeniden hizmete girdi. Zaman içinde yıpranan yapı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 2014–2015 yıllarında kapsamlı bir restorasyondan geçirildi. Bu süreçte müzenin teşhir ve tanzim planları da yenilendi. Atatürk Müzesi koleksiyonunun büyük bölümünü, Mustafa Kemal Atatürk’ün kişisel eşyaları oluşturur. Bunlar arasında; kıyafetleri, üniformaları, sivil ve askerî yaşamına ait fotoğraflar, kendi el yazısıyla yazılmış belgeler, madalyalar ve hatıra eşyaları yer alır. Kız kardeşi Makbule Atadan tarafından müzeye bağışlanan eşyalar arasında Atatürk’e ait sivil kıyafetler, "Mustafa Kemal" armalı mendil ve gömlekler ile iç çamaşırları dikkat çeker. Ayrıca, Atatürk’ün müşir (mareşal) üniforması ve Sivas Kongresi’nde giydiği elbise de müzede sergilenmektedir. Yazı takımları, sigara tabakaları, madalyalar ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Roosevelt tarafından hediye edilen ahşap mobilyalı radyo-pikap gibi pek çok hatıra eşyası koleksiyonun parçasıdır. Ressam İbrahim Çallı ve Sami Yetik’e ait yağlı boya tablolar da müzede yer almaktadır. Ayrıca, V. Pisani tarafından yapılan ve Yunan askerlerinin İzmir’i işgalini konu alan on adet suluboya tablo ayrı bir bölümde teşhir edilmektedir. Atatürk’ün yaveri Cevat Abbas’ın da aynı dönemde bu evde ikamet etmiş olması sebebiyle, kendisine ait bazı kişisel eşyalar ailesinden satın alınarak koleksiyona dahil edilmiş ve ziyarete sunulmuştur. Müzede yıl boyunca Şişli Kaymakamlığı, Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Şişli Belediye Başkanlığı’nın da dahil olduğu etkinlikler düzenlenmektedir. 16 Mayıs – Atatürk’ün Bandırma Vapuru’na binmek üzere evden ayrıldığı gün 19 Mayıs – Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı 19 Eylül – Gaziler Günü 10 Kasım – Atatürk’ü Anma Günü Müze içerisinde, Atatürk hakkında yazılmış eserlerin yer aldığı bir kütüphane de hizmet vermektedir.

GaleriBakırköy

Bakırköy Sanat Galerisi

akırköy Sanat Galerisi, İstanbul’un en yoğun noktalarından biri olan Bakırköy Meydanı’nın kültür, sanat ve buluşma alanına dönüşmesini hedefleyen kapsamlı bir düzenlemenin parçası olarak İstanbullulara sunuldu. Meydan dönüşümüne, kamusal alana kültürel bir kimlik kazandırma işleviyle dahil olan galeri, kentin merkezinde sanata erişimi kolaylaştıran bir durak niteliği taşıyor. İstanbul’un hareketli şehir yaşamı içinde sanatla temas kurmak isteyenler için açık ve erişilebilir bir alan oluşturuyor. Galeride gerçekleştirilen ilk sergi, İyilik İçin Sanat Derneği tarafından hazırlanan Anadolu’dan İzlenimler oldu. Sergi, Bakırköy Sanat Galerisi’nin kapılarını anlamlı bir içerikle açarak, bu yeni kültür mekânının sanatseverlerle ilk buluşmasına ev sahipliği yaptı.

MüzeBakırköy

Baruthane Müze

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtımı ve Turizm Dairesi Başkanlığı’na bağlı İBB Miras ekiplerinin yürüttüğü kapsamlı restorasyon ve yeniden işlevlendirme çalışmalarının ardından Ataköy’de yer alan tarihi yapı, “Baruthane” ismiyle kamusal bir yaşam alanına dönüştürüldü. Kütüphane, müze, seyir terası, kültürel etkinlik alanları, çok amaçlı birimler ve sosyal mekânlar gibi çeşitli kullanımlarıyla Baruthane, İstanbulluların hizmetine sunuldu. Kente kazandırılan bu yeni alan, sadece tarihî bir yapının korunmasını değil, aynı zamanda kültür ve sanatın gündelik yaşamla buluşmasını da mümkün kılıyor.

GaleriBeşiktaş

Bebek Sanat

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen Bebek Sarnıcı, 29 Eylül 2021 tarihinde sergi ve sanat mekânı olarak yeniden İstanbulluların kullanımına açıldı. 19. yüzyılın ortalarından 20. yüzyılın sonlarına dek mesire alanı, su alma noktası, su yolu ulaşımı, balıkçılık ve bahçecilik gibi çeşitli amaçlarla kullanılan Bebek Sarnıcı, İstanbul’un tarihi sarnıçları arasında özel bir yere sahiptir. Bizans ya da Osmanlı dönemine ait benzeri yapılar İstanbul’un pek çok noktasında görülebilirken, adını bulunduğu semtten alan bu sarnıç, uzun yıllar boyunca ihmal edilmiş bir yapı olarak varlığını sürdürmüştür. Gerçekleştirilen kapsamlı restorasyonla birlikte Bebek Sanat olarak hizmet vermeye başlayan yapı, sanatın dönüştürücü gücü aracılığıyla yeniden kentle ve kentlilerle buluştu. Günümüzde sergi ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam eden mekân, İstanbul’un tarihî mirasını çağdaş sanatla bir araya getiriyor.

29 mekan